Ateş Böcekleri
Fahrettin Biçer ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Mayıs akşamının serinliği, ıhlamur ağaçlarının kokusuyla sararken gökyüzü, yıldızlarla bezenmeye başlamıştı. Sekendiz’in gümüşi ışığı, karanlığı yıkarcasına süzülüyor, begonyaların arasından süzülen ateş böcekleri ise dallarda minik yeşil kıvılcımlar gibi dans ediyordu. Serhat, bu huzurlu manzarayı izlerken birden içini kaplayan garip bir hüzünle irkildi. Mayıs böceklerinin uğultusu, zihninde Çanakkale’nin kanlı topraklarına, top ateşlerinin alev alev yaktığı anılara dönüştü. Aykağan’ın rüyasında anlattığı o dehşet verici sahne, gözlerinin önünde canlandı: İngiliz gemilerinden fırlayan şarapneller, gökyüzünde kor parçaları gibi uçuşuyordu. "Yine bir yerlerde yürekler yanıyor," diye geçirdi içinden, barut kokusunun hayaleti burnuna dolarken. Gecenin sessizliği, içinde büyüyen bu ağırlığı taşıyamayacak kadar kırılgandı.