Aşkın Secdesi
Ahmet Turgut★★★★★
5.0 · 181 değerlendirme
Kitap Hakkında
Kerbelâ’nın tozlu toprağında, yüzyılların biriktirdiği hasret bir nefes gibi yükselir. Hüseyin’e koşan yürekler, sadece bir yolculuk değil, bir arayıştır aslında. Kırk günün acısı, kırk yılın özlemiyle kabaran göğüsler, şimdi onun mezarı başında iki büklüm kalmıştır. Bir zamanlar orduları titreten o görkemli duruş, yerini sessiz bir hüzne bırakmış; artık sadece fısıltılarla konuşur olmuştur. "Babamın oğlu," diye seslenir, "keşke gözyaşlarım yağmur olup yağsaydı da, göklerden yıldızlar dökülseydi. Yusuf’un kuyusunu dolduracak kadar ağlasaydım belki..." Ama mazlumların yüreği titremesin diye susar. Gözleri, nurunu arar durur: "Düldül’den inip Burak’a binen sen değil misin? Sen ölüsün diye bilseydim, bu derde düşer miydim?"
İnsan, kendinden doğanla dirilir ancak. Kerbelâ’da buluşanlar, bu hakikatin şahitleridir. Aşkın secdesi, toprağa değil, yüreklere yapılır.