Aşağı Bahçe
Cevat Akgönül ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
1940'ların sonlarına doğru, uzun süredir kapalı tutulan Aşağı Bahçe, hepimizin özlemle beklediği bir yerdi. Günlerdir "Bir açılsa..." diye fısıldaşırken, bir öğlen vakti ansızın çalan siren sesiyle sınıflardan dışarı fırladık. Okulun her köşesinden öğrenciler, merak ve heyecanla bahçeye akın etti. Sıralarımızı düzene soktuktan sonra, Okul Komutanı'nın yüksekçe bir yere çıkıp heyecanlı bir sesle verdiği haberle donup kaldık: Almanya teslim olmuş, İkinci Dünya Savaşı sona ermişti. Hitler'in akıbeti ise henüz bilinmiyordu. Ardından gelen cümle ise hepimizi çılgına çevirdi: "Aşağı Bahçe artık serbest!" Bir anda havalara uçan keppler, coşkulu çığlıklar, birbirine sarılan çocuklar... Savaşın acımasız gölgesi dağılmış, milyonlarca insanın hayatına mal olan bu kanlı dönem kapanmıştı. Ve biz, uzun zamandır hasret kaldığımız o renkli bahçenin kapılarının sonsuza dek açıldığını öğrenmiştik. Haklı olarak sevinçten deliye dönmemiş miydik?