Annemin Gözleri
Mustafa Başpınar★★★★★
5.0 · 34 değerlendirme
Kitap Hakkında
Kar taneleri usulca düşerken, gözlerini iki dükkânın arasından görünen bordo binaya çevirir. Pencerede Hicran’ı arar gibi olur, ama bulamaz. Araba hareket eder, Ragıp’ın bakışları geride kalır. Kütüphane, öğretmenevi, hapishane, kaymakamlık... Hepsi gözden kaybolurken, zihninde Hizan’ın dar sokakları canlanır. Hicran’ın ıslak kirpikleri, Ragıp’ın ocağın başındaki hali, Şakir Dayı’nın dükkân önündeki duruşu, mahkûmların hücreleri, öğrencilerin bahçedeki sesleri... Her biri bir anı gibi belirir.
Panur Dağı’nın kıvrımlı yollarında ilerlerken sisin içinde kaybolmuş gibidir. Başları poşulu adamların sigara dumanları arasında, radyodan yükselen Kürtçe ağıt, içini burkar. Elindeki menekşeye bakar; Hicran’ın mektubundaki sözleri aklına düşer: *"Bir gün menekşelerimiz aynı çatı altında buluşur belki."* Gözlerini kapatır, camın soğuğunu yanağında hisseder. Geçmiş ve şimdi, umut ve hüzün iç içe geçer.