Angelika
Yıldız Ramazanoğlu ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Yorganın içinde sarı bir başın yatışı bana yabancı bir manzara gibi geldi. Sıcaklığını hissedebiliyor, terlemiş saçlarının boynuna yapıştığını görebiliyordum; yüzünde ince bir tebessüm, bir meleğin masumiyetiyle derin bir uykuya dalmıştı. Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç tanımadığı yerlerde rahatça dolaştığından emin olabilirdim. Göğsü ay ışığında hafifçe yükselip alçalar, tehlikeli anlarda bir güvercinin çabuk ve ritmik kanat çırpışı gibi hareket ederdi. Ben ise uykusuz kalıp yatağa itekleyerek yer açmaya çalışırken Angelika’yı tanıdım. Dokunduğum anda onun içinde bir doluluk, çizilecek resimler, söylenecek şarkılar, kuşlar, kaplumbağalar, köpekler, tırtıllar, köstebekler ve çilek‑limonlu dondurma gibi sevincini fark ettim. Konuşmadan da anlayabileceğimiz bir bağ kurduk; görüp dokunmak bizim ortak dilimiz oldu. Uyanır uyanmaz bana gülümseyecek ve birlikte evcilik.