Altı Dakika
Fatma Bayram ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Yaradan, evreni altı günde var etti; her bir gün, bin yıllık bir ömre bedel. İnsanı kendi soluğundan yaratırken, ona da bir şeyleri "ol" deme gücünü verdi belki de. Ama zaman, ölüme mahkûm olanlar için acımasızca kısadır. Bir ömür, bir ikindi vakti kadar bile sürmeyebilir. Oysa altı dakika, bazen bir hayatın tüm yükünü taşıyacak kadar uzun olabilir.
Bir vaizin kulaklarında yüzlerce hikâye çınlar. O, bu sesleri kâğıda dökmek için masaya oturduğunda, önünde sadece altı dakikası vardır. Mürekkep ve kalem seçer; kırmızı, mavi, yeşil, mor, kahverengi ya da siyah... Hangisi, o anın rengine en yakınsa. Dolma kalem, akıp giden zamanı en iyi yakalayan alettir. Başlangıç kelimesi zaten verilmiş, düşünmeye vakit yoktur. Kalem kâğıda dokunduğu anda, içindeki her şey satırlara dökülür. Sakınmasız, çırılçıplak, olduğu gibi.
Okuyan, bir vaizin telaşını, kelimelerin peşinden koşan parmaklarını, mürekkebin kâğıtta.