Alminus
Kemal Doğutaş ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Doruk, cebindeki bıçağın sapını sıkıca kavradı. Kapıda duran adamın tuhaf sessizliği içini kemiriyordu. Melih’in selamına karşılık vermeyen yabancı, boş gözlerle onları süzmeye devam ediyordu. Yardıma ihtiyacı var mı diye sormak bile işe yaramamıştı. Adam ansızın harekete geçtiğinde Melih’in bileğine sapladığı iğneyle yere yığılmasını izlemek, Doruk’u dehşete düşürdü. İlk kez birine bıçak çekiyordu; keskin çeliğin adamın sırtında açtığı yara, eline yapışan sıcak kanla gerçekliğini hatırlattı. Göz göze geldiklerinde, rakibinin elindeki ikinci iğne ölümcül bir tehdit gibi parlıyordu. Melih’in cansız bedeni yerde yatarken, Doruk’un refleksi hızlıydı: bıçağı adamın koluna indirip iğneyi düşürmesini sağladı. Sokak lambasının ışığında akan kanı gördüğünde, ellerinin titremesi durduramadığı bir korkuya dönüştü. Bıçağı silip cebine yerleştirdi, sonra yavaşça Melih’in yanına çöktü. Nefes alıp almadığını anlamaya.