Akraba
Sevda Fırat Kotoğlu ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Sinan, taksinin arka koltuğunda yanında oturan çocuğa dönüp adını sorduğunda, "Söylemem," diye mırıldandı Ali suratını asarak. Şoför, dikiz aynasından bu tuhaf yolcuları süzerken, "Adını bile bilmiyorsun, öyle mi?" diye çıkıştı. Sinan umursamaz bir tavırla önüne döndü: "Zaten yarın gidiyor. Önemli değil." Ama bu basit diyalog, aslında daha derin bir soruyu da beraberinde getiriyordu: Akrabalık nedir gerçekten? Kan bağının ötesinde, seçilmiş bir yakınlık, paylaşılan bir geçmiş ya da belki de zorunlu bir aidiyet mi? Ya da tam tersi; aile denen şey, değiştirilemez bir kader mi? Peki ya biz, kendi kardeşlerimizi, kendi ailemizi seçebilir miyiz? Yoksa bu, sadece bir hayalden mi ibaret?