Ahra & Gurbetteki Siyah Beyaz Yılların Hikayesi
Hamdi Geçer ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Anadolu’nun yanık topraklarından kopup gelen adamlar, dar paçalı pantolonlarının içinde dimdik durur, kolalı gömleklerinin yakasıyla gurur taşırlardı. Ellerindeki tahta bavullarla, kara trenlerin dumanı arasında kaybolan umutlarını sırtlanmış, yola koyulmuşlardı. Her birinin ardında bıraktığı, ela gözlü eşlerin sitem dolu bakışları, çocukların ağlaması, annelerin duaları kalmıştı. Gurbete giden bu yiğitler, ekmek parası derken aslında daha iyi bir yarın vaat ediyor, sevdiklerine daha güzel bir hayat sunma hayaliyle yüreklerini dağlıyorlardı.
Hasret, kimi için vatan kokusu, kimi için anne sesi, kimi için de yüreğine gömdüğü bir sevdanın adıydı. Bavullarında ağır bir yük gibi taşıdıkları bu özlemle, bilinmeze doğru adım attılar. Almanya, kimine kara gurbet, kimine acı bir vatan oldu artık. Her biri, bu yolculukta kendi hikâyesini yazdı; kimisi umutla, kimisi hüzünle, kimisi de içine attığı sırlarla.