Ağaçlar Aşağı Kalkar
Altay Öktem ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Bu şehir, nefes almaya bile izin vermezken sevmenin ne anlamı kalır? Yorgun sokaklar, suskun duvarlar arasında kaybolan bir ses gibi, içindeki fırtınayı bastırmak imkânsız. Yatağa uzansan da, dağlara kaçsan da, başındaki o rüzgâr dinmiyor; pusuda bekleyen kuşlar gibi, her an seni gözetliyor sanki. Sevmek mi? Burada sevgi, yırtık bir etek gibi sökülüp atılacak bir şey. Ölüm bile çöp tenekesine atılmış bir eşya kadar değersiz. Sen yokken şehir, eksik bir cümle gibi yarım kalıyor; kuru bir erzak deposu kadar soğuk, yalnız.
Ateşkes bozulsa ne olur? Pembe bir kâbus görsen, belki o da bir kaçış olurdu. Ama hayır, bu şehir ne savaşmaya ne de sevişmeye izin veriyor. Kendinden geçmek, alıp başını gitmek... Hepsi boş. Burada her şey, biriken çöp gibi kokuyor; her adım, bir çıkmazın habercisi.