Adem Evlatları
Resul Gökçin ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İki ses arasında geçen bu sorgulayıcı diyalog, varoluşun derinliklerine uzanan bir yolculuğun kapısını aralıyor. "Duyabiliyor musun?" sorusuyla başlayan serzeniş, aslında duyulmak isteyenin yalnızlığından mı, yoksa duyulmayanın körlüğünden mi kaynaklanıyor? Gözler görür ama sadece kendi sınırları içinde; kulaklar ise başkalarının gördüklerini işiterek dünyayı genişletir. Peki ya suskunluk? O da bir cevap mıdır, yoksa duyulmayanların çığlığı mı?
Karakterler, deliliğin eşiğinde birbirlerine tutunurken, aslında kendilerini anlamanın peşindeler. "Daha önce söylenenleri sil" çağrısı, yeni bir dinleyişin, yeni bir görmenin kapısını aralıyor. Sessizlik bile bir dilse, bu dilin grameri nedir? Roman, sorgulayan zihinleri bir araya getirerek, görünenin ötesine geçmeyi vaat ediyor. Görmek için bakmak yetmez; işitmek için de dinlemek... Belki de asıl mesele, duyulmak isteyenin sesini bulabilmektir.