Adanalıyık
Yalçın Öcal ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Adana’nın misafirperverliği dillere destandır, ama yıllar öncesinin o sıcak karşılaması apayrı bir duyguydu. Bugün bile şehrin bazı mahallelerinde dostlar, yakınları yürekten ağırlamaktan geri durmaz; ikramları, samimiyetleri hiç eksilmez. 1960’lı yıllarda Karşıyaka’daki sanayi çarşısında çalışan Rüştü Kaya’yı ziyaret ederdim. Bisiklet sporuna meraklı olduğum için üzerimde beyaz eşofmanlar, başımda beyaz kep, siyah yarış ayakkabılarımla dolaşırdım. Çarşı esnafı beni görünce şaşkınlıkla bakakalır, genç yaşımda bile bu tuhaf görünüşüm karşısında donup kalırdım. Rüştü ise beni görür görmez tornayı bırakır, işini gücünü bir kenara koyup dinlenmeye çekilirdi. Bisikleti duvara yaslar, yağlı bir sandalyenin üstüne serdiği kâğıtla bana en rahat oturma yerini hazırlardı. Kazandığı parayla geçinen bu delikanlı, ikramını hiç esirgemezdi. "Ağam, ne istersin?" diye sorar, içtenlikle beklerdi yanıtımı. "Karnın aç mı?.