Adana Mavraları
Yusuf Delikoca ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Adana’nın eski günlerinde, Seyhan Nehri’nin kıyıları mavralarla dolup taşardı. Bu su dolapları, yüzyıllar boyu şehrin susuzluğunu gideren sessiz kahramanlardı. Taşköprü’nün gölgesinde, nehrin akışıyla dönen çarklar, suyu tarlalara, bahçelere ve evlere taşırdı. Bazen insan gücüyle, bazen de hayvanların çektiği iplerle çalışan mavralar, Adana’nın nabzını tutardı. Şehirde musluklardan akan su yokken, bu dolaplar kuyuları doldurur, şeker kamışı tarlalarını sulardı.
Geceleri ise mavraların ahşap dişlilerinden yükselen gıcırtı, nehir kenarındaki mahallelere yayılırdı. Kimine huzur veren bir ninni, kimine ise uykusuz gecelerin sesi olurdu bu gürültü. Hatta o kadar özgün bir sesti ki, boş laflara, gereksiz gevezeliklere bile "mavra çevirmek" denirdi. Kömürle yağlanan mil yatakları, dönüp dönmediğini anlamak için ses çıkarır, böylece sahibi rahat bir uyku çekerdi. Adana’nın belleğinde iz bırakan mavralar, artık.