42 No'lu Mevzi
Cemal Yılmaz ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Kar örtüsü iki gündür durmadan yağıyordu; mevzilerle bölük arasındaki daracık patikada ayak izleri birikmişti. Soğuk, her geçen saatle daha da keskinleşiyor, nöbet değişimleri sıklaştırılıyordu. Komandolar devriye tutarken jandarmalar tetikte bekliyordu. Bölüğün doğusunda, tel örgülerin ardında köy mezarlığı uzanıyordu. Üç mevzi, bu sessiz mezar taşlarının arasında konuşlanmıştı. Bulutsuz gökyüzünde dolunay, karın beyazlığını aydınlatıyordu; gece, gündüz kadar netti. Sınırda her an tetikte olmak şarttı, en küçük bir dikkatsizlik ağır sonuçlar doğurabilirdi.
Gece yarısına yaklaşırken Hoca, hazır kıtada nöbetini tamamlamış, dinlenmek için koğuşa çekilmişti. Zihni durmadan çalışıyor, düşünceleri birbirini kovalıyordu. Ansızın telsizci, soluk soluğa içeri daldı. Gözlerinde panik vardı: "Hemen kalk! Dokuz numaralı mevziden yardım çağrısı var!