100 Yıllık Dava
Ercan Köksal★★★★★
4.0 · 9 değerlendirme
Kitap Hakkında
1960’ların sonlarında, İstanbul’un kalbi Cağaloğlu’nda atan MTTB’nin gençleri, ellerinde afişlerle sokak sokak dolaştı. Eminönü’nden Fatih’e kadar her köşeye umutlarını yapıştırdılar. İlk toplantıya katılan otuz öğrenci arasında, yıllar sonra ülkenin en üst makamına yükselecek bir isim de vardı. Peki, dil devrimi gerçekten ulusal bir kimlik arayışının ürünü müydü, yoksa laik bir toplum inşa etme çabasının mı? Bazılarına göre Osmanlıca, tıpkı divan edebiyatı gibi, eski düzenin simgesi olarak görülüp reddedildi; yerine ise Güneş-Dil Teorisi gibi denemelerle yapay bir dil yaratma girişimi geldi. Bir medeniyetten diğerine geçişin sancıları, bilinci derinden sarsar; alışkanlıklar kökünden değişir. Kimileri içinse bu süreç, sağlam temeller üzerine kurulu bir yapının yıkılıp yerine aceleyle inşa edilmiş bir gecekonduydu. Alfabe ve dil değişince, geride kalanın değeri neydi? Tartışma, aradan geçen on yıllara rağmen hâlâ tazeliğini koruyor.